﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"><channel><title>pandora.com.tr - Yeni Kitaplar </title><link>http://www.pandora.com.tr</link><description>pandora.com.tr - Yeni Kitaplar</description><width>70</width><height>40</height><pubDate>Wed, 22 Feb 2012 21:13:11 +0000</pubDate><item><pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:04:00 +0000</pubDate><title>Corto Maltese</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/corto-maltese/253387</link><description>Pratt, Hugo&lt;br&gt;%20 indirimli 22,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253387.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Ağzında sigara, denizci şapkasının gölgelediği yüzünde hafif alaycı bir ifade ve umarsız bir edayla dünyayı dolaşan Corto...&lt;p&gt;

Hugo Pratt’ın yarattığı Corto Maltese gerçek bir yolcu. Kendi donanmasının kaptanı Corto gitmek için gidiyor. Çin’den Güney Pasifik’e, Etiyopya’dan Latin Amerika’ya, Anadolu’dan Sibirya’ya… Bu yolculuklarda Rasputin, Jack Landon, Enver Paşa, Butch Cassidy, Ernest Hemingway, Herman Hesse gibi tarihi kişiliklerle karşılaşıyor, egzotik yerlere uğruyor, sömürgelerde bulunuyor. Corto‘nun her macerasında öykü çok katmanlı. Oyun içinde oyun var.</description></item><item><pubDate>Tue, 21 Feb 2012 16:29:00 +0000</pubDate><title>Okulla Nasıl Baş Etsem</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/okulla-nasil-bas-etsem/253311</link><description>Beller, Roland&lt;br&gt;%20 indirimli 9,60 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253311.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Okul sana göre değil mi?&lt;br&gt;
Ödevler çok, çalışıyorsun olmuyor, öğretmen sana kafayı taktı ve dahası okuldaki çete senin peşinde... Gerçekten öyle olduğuna emin misin? Hayatının çoğu okulda geçiyor. Bu kitapta okul hayatını daha çekilir kılacak birbirinden güzel ipuçları bulacaksın.&lt;br&gt;
Haydi bakalım, oyun sırası sende!</description></item><item><pubDate>Tue, 21 Feb 2012 15:51:00 +0000</pubDate><title>Frankfurt Okulu Eleştirisi </title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/frankfurt-okulu-elestirisi/253443</link><description>Holz, Hans Heinz&lt;br&gt;%20 indirimli 4,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253443.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;2011 Aralık ayında hayatını kaybeden Marksist filozof Hans Heinz Holz, Frankfurt Okulu Eleştirisi'nde, "salt teorik" olmayı hedefleyen, hemen önlerinde akıp gitmekte olan tarihsel eylemi kasıtlı olarak görmeyen ve çalışmalarını "felsefenin gerçekleşmesi alanına" özellikle uzak tutan bir felsefeyi eleştirisinin hedefine koyuyor.&lt;p&gt;

Horkheimer, Adorno, Marcuse Lowenthal, Pollock gibi isimlerle anılan Frankfurt Okulu'nu karakterize eden, bir dogmaya dönüştüğünü ileri sürdükleri Marksizmi felsefi-teorik bir zemin üzerinde yeniden kurma iddiasıdır. Bugün yaygın biçimde pozitivizmle Marksizmi eşitleyen yüzeysel akademik önyargının, günümüz Postmodern düşüncesinin belli başlı bütün tezlerinin temel taşları Frankfurt Okulu tarafından döşenmiştir.&lt;p&gt;

Hans Heinz Holz'un bu kitaptaki eleştirileri, yıllar öncesinde doğmuş ve bitmiş bir akım üzerine değil, bugün, burada ve dünyanın hemen her yerinde etkisini sürdüren anti-Marksist bir akım üzerinedir. Onun deyişiyle, toplumsal-sınıfsal mücadeleye ilgisiz kalan, bir anlamda "felsefenin gerçekleşmesi alanına" uzak duran ve yine onun deyişiyle "devrimci bir durumun kriterlerini bile hazırlayamayan" bir felsefe, daha başından yenilmiş, Marksist tarih anlayışına dayandığını iddia etse de, gerçekte tümüyle ondan kopmuştur.</description></item><item><pubDate>Tue, 21 Feb 2012 15:48:00 +0000</pubDate><title>Bütün İsimler</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/butun-isimler/253439</link><description>Saramago, Jose&lt;br&gt;%20 indirimli 16,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253439.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Don José, yirmi beş yıldır Nüfus Kayıt Merkez Arşivi’nde çalışmaktadır. Sağların ve ölenlerin kayıtlarının tutulduğu, hiyerarşik bir düzenin uygulandığı Arşiv’de, günlerini doğum, evlilik, boşanma ve ölüm belgeleriyle geçirir. Ancak Don José’nin herkesten sakladığı bir tutkusu vardır: Gazete ve dergilerden kestiği, ünlü kişilerle ilgili kupürleri biriktirmek. Koleksiyonuna eklemek için Arşiv’den gizlice aldığı dosyaların arasına meçhul bir kadının fişinin karışmasıyla Don José’nin sıradan hayatı yön değiştirir. Don José, bu kadının hayatıyla ilgili her şeyi öğrenme isteğiyle yanıp tutuşur. Neredeyse saplantıya dönüşen bu tutkudan çılgına dönen Don José, bilinmezlerle dolu, karanlık bir yola sapar. Araştırmaya devam ettikçe meçhul kadınla ve kendisiyle ilgili sarsıcı şeyler öğrenir.</description></item><item><pubDate>Tue, 21 Feb 2012 11:02:00 +0000</pubDate><title>İzlanda Balıkçısı</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/izlanda-balikcisi/253295</link><description>Loti, Pierre&lt;br&gt;%20 indirimli 11,20 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253295.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Bretagne bölgesindeki Paimpol kasabasında her avlanma mevsimi öncesinde hummalı bir çalışma vardır. Denizcilerin muşamba giysileri, lodos şapkaları dikilir; ağları, oltaları onarılır, yanlarına alacakları erzak hazırlanır... Yıl ikiye ayrılır: balıkçıların kasabada olduğu aylar ve denize gittikleri zamanlar... Onlar yokken ne kadar kaygılı bir bekleyiş egemense döndüklerinde de o kadar mutluluk vardır (ya da dönemeyenlerin kasabanın üzerine çöken matemi)...Romanın fonunda bir balıkçı kasabası olsa da İzlanda Balıkçısı üç aileye odaklanır: kuşaklar boyu denizci olmuş Gaos’lar, Moan’lar ve zengin bir aile olan Mevel’ler... Gaos’ların yakışıklı ve mağrur oğlu Yann, Mevel ailesinin güzeller güzeli kızı Gaud, yaşlı büyükannesiyle yaşayan Yann’ın yakın arkadaşı Sylvestre. Maud ile Yann arasında uzaktan uzağa süren aşkın tek engeli, aralarındaki sınıf farkıdır. “Paris görmüş” Gaud, aşkı için her şeyden vazgeçmeye hazırdır ama Yann’dan umduğu karşılığı göremez. Yann ise kendisinde katbekat zengin bir kıza olan aşkını bir türlü açığa vuramaz. Denize dair bütün kitaplarda olduğu gibi başkahraman denizdir...  Deniz hem hayatın hem de ölümün sebebidir. Her zaman son sözü söyleyendir... Pierre Loti İzlanda Balıkçısı’nda öyle yalın, öyle insanın kendini dalgalarına kapıp koyuverdiği bir dil kullanmıştır ki, aynı acıları, aynı mutlulukları derinden hissedersiniz. Hiç eskimeyen bir dil, isimler değişse dünyanın her yerinde yaşanabilecek bir öykü. Kuşkusuz gerçekliği su götürmez tanımlarla, ifadelerle, bir yumruk gibi boğazınıza tıkanan acılarla...</description></item><item><pubDate>Tue, 21 Feb 2012 11:00:00 +0000</pubDate><title>Türkiye İçin STK'lar ve Katılımcı Demokrasi Yazıları  </title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/turkiye-icin-stklar-ve-katilimci-demokrasi-yazilari/253397</link><description>Tekeli, İlhan&lt;br&gt;%20 indirimli 20,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253397.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Tekeli, 22. kitabına aldığı yazılarda, değişik yükümlülükler aldığı STK'lar ve yerel yönetimler alanında kendi öyküsünü anlatırken, bu alanları anlama ve kuramsallaştırma çabalarını sergilemeye çalışıyor. Bu bağlamda kitapta, Tarih Vakfı'nın kısa bir öyküsü, 1996 yılı Habitat Zirvesi deneyimleri, Türkiye'de STK'lar alanındaki hukuki düzenleme sorunları ve bu alan için etik öneriler, yönetim kavramının yanı sıra yönetişim kavramının yükselişi, yerel demokrasinin kavramlaştırılması ve geliştirilmesi için öneriler, yerel demokrasinin kalitesinin geliştirilmesi için yerel yönetimler ve STK'ların bütünleşmesi gerekliliği, çok kademeli yönetişim konuları ele alınıyor. Kitabın son bölümünde "onurlu bir yaşam biçimi için" aktif yurttaşlık, yerelliği merkeze alan bir siyasetin olanaklılığı ve getireceği üstünlük araştırılıyor. Temsili demokrasinin sıfır toplamlı siyaset anlayışının aşılma yolları üzerinde duruluyor. Temsili demokrasi ve katılımcı demokrasinin birlikte var olabilmesinin koşulları temellendirilmeye çalışılıyor.</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 18:03:00 +0000</pubDate><title>Kaideyi Bozan İstisnalar</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/kaideyi-bozan-istisnalar/253322</link><description>Aksay, Ömer&lt;br&gt;%20 indirimli 9,60 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253322.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Onlar Türk şiirinde kaideyi bozan istisnalar... Kimi yalnızlığı ilme dönüştürüyor, kiminin çektiği sıkıntının nedeni çok duyarlı olması. Kimi şiiri nefes alıp verir gibi yazıyor, kiminin şiiri militanın dervişle ritmik dansı gibi...&lt;p&gt;

Ömer Aksay, irfanî bir derinliğe sahip yalnızlıkları, modernleşme hareketleri ve kültürel şizofreni sonucu entelektüellerin içine düştüğü sığ yalnızlıktan ayrılan on büyük Türk şairini "resmediyor". İslâmî duyarlılığa sahip çıkan, İslâmî ruha yön veren, anlamı kıran ve sınırları genişleten bu şairleri bilinmeyen yönleriyle anlatıyor.</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 18:00:00 +0000</pubDate><title>Gavur Mahallesi : Taxa Filla</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/gavur-mahallesi-taxa-filla/253383</link><description>Margosyan, Mıgırdiç&lt;br&gt;%20 indirimli 14,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253383.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 17:59:00 +0000</pubDate><title>Emirber Fedaileri</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/emirber-fedaileri/253380</link><description>Türkol, Berkay Sadi&lt;br&gt;%20 indirimli 12,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253380.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Emirber çeteler diye bilinen bu fedailer grubu genelde İstanbul'da yaşayan ve asker olmayan kişilerden oluşan bir nevi Milis gücüydü. Bu Milis gücünü oluşturan kişilerin arasında bıçkınlar, kabadayılar, tulumbacılar, mahkûmlar, imamlar, şeyhler, hamallar, mavnacılar gibi sivil insanlar vardı. Bunların ortak özelliği ise gerçek birer vatansever olmalarıydı. Bunlar daha sonra Teşkilat-ı Mahsusa kuvvetlerinin çekirdeğini oluşturdu. Hüsamettin Ertürk'ün Emirber Fedaileriyle ilgili değerlendirmesi; "Bunlar kabadayı doğmuş ve öylece ölmeye yemin etmiş insanlardı. Bunlar, şehrin bir tarafında son derece uyanık ve sakin neticeyi bekliyorlardı. İnönülerde, Sakarya ve Dumlupınarlarda şehit olmuş kardeşlerinden, bu meydanlarda yaralanmış, malul kalmış gazilerden farkı olmayan, yalnız göğsünde madalya taşımayan ve künyelerinde 'şehit'tir ibaresi maalesef yazılmayan, isimleri meçhul kalmış, fakat Milli Mücadele, memleket müdafaasında ve mütareke senelerinin karanlık günlerinde, hem de üç devletin korkunç işgali altında yaşamış, çalışmış, zamanında çarpışmış, Anadolu'ya silah ve cephane kaçırmış, istihbarat yaparak her şeyi Anadolu'ya zamanında haber vermiş, subay götürmüş ve yerinde kalarak cephede dövüşenler kadar, belki onlardan fazla memlekete faydalı olmuş bu meçhul kahramanları artık duyurma zamanı gelmiş, belki de geçmiştir."</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 17:53:00 +0000</pubDate><title>Kamu Diplomasisi</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/kamu-diplomasisi/253375</link><description>Erzen, Meltem Ünal&lt;br&gt;%20 indirimli 16,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253375.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Kitapta; Türkiye'de önemi yeni anlaşılmaya başlanan Kamu Diplomasisinin bileşenleri, gereklilikleri, dünya ülkelerindeki uygulamaları ve Türkiye'deki durumunu çok geniş bir yelpazede irdelemiştir. Kamu Diplomasisi alanında ülkemizde ilk olan ve kaynak niteliğinde olan kitap, iletişim, siyaset, diplomasi, tanıtım, halkla ilişkiler, pazarlama alanlarında ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinde önemli bir boşluğu doldurmaktadır.</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 17:50:00 +0000</pubDate><title>Uyuyanlar</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/uyuyanlar/253374</link><description>Doğa, Özgür&lt;br&gt;%20 indirimli 6,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253374.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Bu oyundaki kişi, kurum, kuruluş, yapıti mekan, olay, düğüm, çözüm, önyargı, yargı, sığlık, derinlik, duygu ve düşünceler tamamen uyuyanların rüyasıdır!</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 17:48:00 +0000</pubDate><title>Kendine İyi Bak</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/kendine-iyi-bak/253372</link><description>Aslan, Atiye&lt;br&gt;%20 indirimli 6,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253372.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Kim Bu Adam Anne?&lt;p&gt;

Kim bu adam anne, niye beni öpüyor?&lt;br&gt;
"Yabancılarla konuşma!" diyen sen değil miydin!&lt;br&gt;
Evimizde ne işi var, bunu diyorum anne?&lt;br&gt;
Kızsana anne, gitsin evimizden!&lt;p&gt;

"Öpmesin beni anne, öpmesin!"&lt;br&gt;
Diyordu Dilan sana&lt;br&gt;
Hiç baba kelimesi çıkmadı ağzından&lt;br&gt;
Utangaç, zavallı birisiydi&lt;br&gt;
Kimse ile tek kelime konuşmazdı&lt;br&gt;
Hiç baba kucağı nedir bilmezdi&lt;br&gt;
Üç yaşına kadar herkesten çekinirdi</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 13:21:00 +0000</pubDate><title>Sonradan Görme</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/sonradan-gorme/253355</link><description>Ergülen, Haydar&lt;br&gt;%20 indirimli 10,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253355.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;"Nisanla ilgisi yok bu kavramın, benimle ilgisi var. Bir 10 yıl var ki, kendimi böyle görmekte bir sakınca görmüyorum. Görmüyorum çünkü birkaç kez daha yazdım, nisan iki kere bahar benim için, biri sinemada, biri iki film arasında. Nasıl bahar olmaz? Eski, yeni, ihtiyar, genç, kadın, erkek, uslu, deli, dalgın, şaşkın, asi, mistik, güzel, çirkin, suçlu, masum, sanki hepsi yakın dostum, hepsini görmek, halvet olmak istiyorum. Bir küçücük nisan bunca konuğa, ahbaplığa yeter mi diyorsanız, yetmiyor ama gözümüz başkasında olmadığı için, gönlümüzün yettiğine gözümüz de yetiyor. Ahbaplık biraz da teselli değil midir? Tesellidir de, bu benim 'sonradan görme'liğime çare olmuyor, aslında ben de çare aramıyorum, nisana mahsus bu sonradan görmeliğimin biraz daha sürmesini istiyorum.”</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 12:33:00 +0000</pubDate><title>Eski Yunan'da Mit ve Tragedya</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/eski-yunanda-mit-ve-tragedya/253351</link><description>Vernant, Jean Pierre&lt;br&gt;%20 indirimli 24,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253351.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Mitlerin mantıki bir kavrayışla algılanmasın kökleri yeni çağda başlamamıştır; tersine, antikitenin başlangıç tarihine kadar uzanır. Neredeyse IV. yüzyıldan beri düşünürler “mit ve tragedya” üzerine kafa yormuşlar, onların arka planında yatan gerçeklik ve mantıksallığı bir anlamda anlamaya çalışırken bir anlamda da hesaplaşmaya çalışmışlardır.Ortaçağ resmi, müziği ve edebiyatı, imparatorlukların tekeline geçen tektanrılı dinlerin içinden ve dışından her fırsatta paganca bir karşı koyuş ile mitolojilerin sevimli, bizden ve erişilebilir tanrılarını ve efsanelerini tekrar tekrar işlemiştir. Kilisenin skolastik mitsizleştirme çalışmaları ise, sadece mitlerin ve tragedyaların alanının daha da genişlemesi ve onların felsefenin de alanına girmesiyle sonuçlanmıştır.Şimdi mitler ve tragedyalarla hesaplaşmanın -XXI. yüzyılda bile- bittiğini söylemek çok zordur. Ne kadarı gerçek ne kadarı düştür bilinmez; ama bilimin mantık duvarlarına çarpıldıklarında bile etkilerinden bir şey kaybetmeyen mitler ve tragedyalar, tamamen o coğrafyanın yapısına ve kültürel gelişimine uygunluk göstererek tekrar tekrar üretildiler.Ama Ege Denizi’nin iki yanında kâh mavi koylarda kâh yeşil ormanlarda hâlâ sesleri duyulan, gölgeleri denize düşen, fenerleri gemicilere yol gösteren, yaktıkları ateşleri hâlâ sönmeyen efsaneler, onların bugün de aramızda olduklarının kanıtıdır.</description></item><item><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 10:57:00 +0000</pubDate><title>Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Esnaf ve Ticaret</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/osmanlidan-cumhuriyete-esnaf-ve-ticaret/253294</link><description>Demirel, Fatmagül&lt;br&gt;%20 indirimli 14,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253294.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Ülkemizde her yıl yapılan Ahilik Haftası kutlamalarında değişik etkinliklerle ahilik geleneği yaşatılmaya ve bu gelenek topluma hatırlatılmaya çalışılmaktadır.&lt;p&gt;

Bu etkinlikler kapsamında, 2010 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi'nde "Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Esnaf ve Ticaret" konulu bir sempozyum düzenlendi. Sempozyumda sunulan tebliğlerin bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitap, Osmanlı'daki ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki esnaf ve ticaretin farklı kesitlerini ortaya koymaktadır. Makaleleri Fatmagül Demirel derledi ve sunuş yazısıyla değerlendirmelerde bulundu. Yavuz Cezar, "Osmanlı İmparatorluğu'nda Ticaretin Maddi Unsurları Üzerine"; Cengiz Kırlı ve Betül Başaran, "18. Yüzyıl Sonlarında Osmanlı Esnafı"; Nalan Turna, "Yeniçeri-Esnaf İlişkisi: Bir Analiz"; Aziz Tekdemir, "Ticaret Nezareti'nin Kuruluşu ve İdari Birimleri"; Alp Yücel Kaya, "19. Yüzyıl İzmir'inde Tüccarlar ve Esnaflar" veya "Hacıağalar, Beyler ve Frenkler"; Cihan Osmanağaoğlu Karahasanoğlu, "Zimmi Esnaf ve Tacirlerin Yabancı Devlet Vatandaşlığı İddialarının Osmanlı Hukukuna Etkisi"; Fehmi Yılmaz, "İstanbul'da Tütüncü Esnafı"; Sacit Kutlu, "İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Esnaf Örgütleri"; Arzu Terzi, "Osmanlı Devleti'nin Mütareke Dönemi Fiyat Politikaları" ve Nevin Coşar, "Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Tüketim Alışkanlıkları" başlıklı makaleleri ile bu çalışmaya destek verdiler.</description></item><item><pubDate>Sat, 18 Feb 2012 12:34:00 +0000</pubDate><title>Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/kurt-sorunu-ve-demokratik-ozerklik/253332</link><description>Sönmez, Mustafa&lt;br&gt;%20 indirimli 20,80 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253332.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Kürt Sorunu, toplumsal sorunlarla ilgili kafa yoran herkesin teslim edeceği gibi, içerisinde yaşadığımız coğrafyanın en önemli ve çözüme en muhtaç sorunlarından biri. Bölgede yaşayan halklar açısından adeta kanayan bir yara konumundaki bu soruna yönelik şimdiye kadar askeri çözüm önerileri dışında pek fazla demokratik çözüm önerisi getirilmiş değil. Bu konuda egemen güç konumundaki devletin herhangi bir demokratik açılım sunamamasının burada sayılamayacak kadar çok objektif nedeni mevcut. Fakat bu mücadelenin diğer muhatabı olan Kürt Hareketi’nin de bu konuda pek fazla öneri getirmediği, getirdiği önerilerin ise altını doldurmakta sıkıntı yaşadığı ve bunların birer slogandan ibaret olduğu da bir gerçek.&lt;p&gt;

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren egemen ulusal çizgiye karşı mücadele yürüten Kürtlerin bu mücadelesi oldukça inişli-çıkışlı bir seyir göstermiştir. Genel olarak her türlü özgürlük ve demokratik hak mücadelesinin baskı ve cebir yöntemleriyle karşılandığı bu coğrafyada bahsedilen baskılardan Kürt Ulusal Mücadelesi de nasibini almıştır. Kuşkusuz bu karşı duruşların beslediği kimlik ve özgürlük mücadelesinde oldukça büyük mesafe kaydetmiş durumda olan Kürtler soruna dönük zaman zaman farklı demokratik çözümler önermiş olsalar da bunların çoğu üzerinde herhangi bir tartışma yürütülmeden raflara kaldırılma kaderini yaşamışlardır.&lt;p&gt; 

Fakat son dönemde dile getirilen ve bu soruna dair geliştirilmiş en kapsamlı çözüm önerilerinden biri olan Demokratik Özerklik projesi üzerinde oldukça fazla sayıda tartışma yürütülen bir proje konumunda. İlk olarak 2007 yılında bir taslak halinde dile getirilen bu projeyle ilgili pek çok farklı kesim tarafından şimdiye kadar dağınık halde pek çok şey söylenmiş olmasına rağmen bu konudaki tartışmayı daha da olgunlaştırmaya dönük henüz derli toplu bir kaynak bulunmamaktadır ve bu durum büyük bir eksikliktir.&lt;p&gt;

Toplumsal sorunlara dönük etkili yorumlar ve çarpıcı çözüm önerileri sunan İktisatçı-Gazeteci Mustafa Sönmez tarafından kaleme alınan “Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik” adlı bu kitap işte tam da bu eksikliği gidermek amacına adanmıştır. 1970’li yılların sonundan itibaren yazdığı iktisat ağırlıklı kitaplarda ele aldığı meselenin temellerini kapsamlı analizlerle destekleyen bir çizgiye sahip olan yazar bu duruşunu “Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik” kitabında da sürdürmektedir. Kitap, Kürt sorununa dönük şimdiye kadar eksik bırakılmış ya da altı gerektiği gibi doldurulamamış demokratik çözüm önerilerine dair bir boşluğu doldurmaya aday oluyor.&lt;p&gt;

Demokratik Özerklik tartışmasına dönük çerçeveyi ele alan güncel yazılarla başlayan kitap özerklik yönteminin demokratik yaşamın bir parçası olarak benimsendiği İspanya örneğinden yola çıkarak bölünme sendromunu ele aldığı bu bölümün ardından bu sorunla ilgili şimdiye kadar yapılan hatalar ve bundan sonra yapılmaması gerekenlerin belirtildiği çıkmaz sokaklar ve çözüm önerisi olarak atılması gereken iktisadi ve toplumsal adımların belirtildiği bölüm geliyor.&lt;p&gt;

Birinci bölümün ardından Demokratik Özerklik ve Kürt Sorunu ile ilgili yakın zamanda yapılmış 2 söyleşi yer alıyor. Söyleşilerden biri sorunun demokratik yollarla çözümünün en önemli muhataplarından biri konumundaki Barış ve Demokrasi Partisi'nin Eş Genel Başkanlarından biri olan Gültan Kışanak ile yapılırken diğer söyleşi soruna dönük farklı yaklaşımlar üretme çabasıyla tanınan Kadri Gürsel ile yapılmıştır.&lt;p&gt;

Söyleşilerin yer aldığı 2. Bölümden sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sorunlarına dönük çözüm önerilerinin kapsamlı bir şekilde ele alındığı 3. Bölümün ardından sorunun tarihsel arka planına bakışı içeren Tarihin Tünelinde Azgelişmişlik ve Kürtler başlıklı 4. ve son bölüm yer alıyor.&lt;p&gt;

Evlat acısı yaşayan annelere ithaf edilen ve Cunhuriyetin kurulmasından itibaren binlerce insanın ölmesine ve milyonlarcasının acı çekmesine neden olan Kürt Sorununa dönük ciddiye alınması gereken bir çözüm önerisi olarak dile getirilebilecek Demokratik Özerklik konusunun sorunun tarihsel arkaplanı ve geçmiş çözüm önerileriyle birlikte ilk kez böyle kapsamlı bir şekilde ele alındığı bu kitap önemli bir ihtiyaca yanıt olma iddiasındadır.</description></item><item><pubDate>Sat, 18 Feb 2012 12:32:00 +0000</pubDate><title>Devletin Dersim Arşivi </title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/devletin-dersim-arsivi/253330</link><description>Yeşiltuna, Serap&lt;br&gt;%20 indirimli 40,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253330.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Dersim'le ilgili devletin tüm arşivi ilk kez ve sansürsüz olarak bu kitapta!&lt;p&gt;

"Devletin Dersim Arşivi" çalışmasında Serap Yeşiltuna, son dönemin en çok tartışılan konusuna, 1938 Dersim İsyanı ve Ordu'nun isyanı bastırma harekâtına ışık tutuyor. Hem de tüm kesimlerin çok istediğini söylediği ama yapamadığını yapıyor: Devletin Dersim Arşivi'ni açıyor... Son dönem Türkiye siyasetinde her kesimin birbirini yıpratmak için kullandığı Dersim İsyanı ilk kez Cumhuriyet Dönemi Kürt sorununun en önemli uzmanlarından Serap Yeşiltuna'nın titiz ve belgesel çalışmasında gerekli bilimsel nesnellikle değerlendirilme şansına kavuşuyor.&lt;p&gt;

Bu çalışmada Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde tutulan belgeler başta olmak üzere devlet kademelerinin 1928'den 1950'lere kadar Dersim konusunda aldığı kararları, çıkarılan kanunları, istihbarat raporlarını, 1933, 1937 ve 1938 yıllarında yapılan askerî harekâtlara ilişkin günlük raporları okuyucuya sunuluyor.&lt;p&gt;

Devletin 1930'larda Dersim'i nasıl değerlendirdiğini, askeri harekâtın ve isyanın boyutlarını, Dersim'de bir katliamdan bahsedilip bahsedilemeyeceğini, isyanın idam edilen lideri Seyit Rıza'nın kim olduğunu, Dersim isyanına başka ülkelerin desteğinin olup olmadığını ve Dersim olaylarının dünya basınındaki yansımalarını kendi gözleriyle görmek, okumak ve değerlendirmek isteyenler için bulunmaz bir kaynak.</description></item><item><pubDate>Sat, 18 Feb 2012 11:17:00 +0000</pubDate><title>1453 Fetih</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/1453-fetih/253296</link><description>Bildek, Eda&lt;br&gt;%20 indirimli 8,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253296.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Fısılda artık Hünkârım! Susarsan yok olacağım. Konuş ki yangınımla var olayım! Dokun sözcüklerime, hayat bulsun romanım. Çünkü sensin eksikliği satırlarımın... Ben seni yazmak için seçilmiş hattat! Parmaklarıma tutuşturulan kalemin mürekkebinin renginde aşkın kanı...&lt;p&gt;

Yazmayı bıraksam kimse adının içimdeki aşkına dokunamayacak... Yine ne garip Hünkârım, seni yazmasam hattatlığım yarım kalacak...&lt;p&gt;

Beni kimse anlamayacak. Dahası adımı kimse bilmeyecek...&lt;p&gt;

Bir fetih kitabı yazacaktım, kaftanına kapandım. Rüyan ile  sınandım... Ağır sınandım. Gözlerimde fırtınalı deniz...&lt;p&gt;

Sağ yanımda surlar, sol yanımda aşk... Üstümde bulut... Refakatimde fethi müjdeleyen Akşemseddin'in sesi... İçimde şehla bakışlarının dokunduğu kuyu...&lt;p&gt;

Her şey kuyuya dokundu...&lt;p&gt;

Ben susuyorum şimdi, sen konuş Sultanım!&lt;p&gt;

Ne olur anlat Hünkârım, aşk ile zafere varsın bakışlar.</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 19:06:00 +0000</pubDate><title>Piraye'ye Mektuplar : Tıpkı Basım Mektuplar Özel Kutu İçinde</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/pirayeye-mektuplar-tipki-basim-mektuplar-ozel-kutu-icinde/253112</link><description>Hikmet, Nazım&lt;br&gt;%20 indirimli 140,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253112.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Nâzım Hikmetten Pirayeye Mektuplar kitabı, Nazım Hikmetin eşi Piraye Hanıma gönderdiği 581 mektuptan oluşuyor. Bu kitabın yanında ayrıca hepsi tıpkıbasım olan ve kitapla birlikte sadece 1000 adet basılan 26 mektubun bulunduğu bir kutu da bulunuyor.&lt;p&gt;

Mehmet Fuatın hazırladığı Nazım Hikmetten Pirayeye Mektuplar, Yapı Kredi Yayınları tarafından özel bir baskıyla basılan bir kitaptan ve içinde 26sı zarfları ile birlikte birebir çoğaltılan mektupların bulunduğu özel bir kutudan oluşuyor. Sadece 1000 adet basılan ve her ikisi de ortak olarak numaralandırılan kitap ve kutu içinde yer alan mektupların tasarımını GMK Başkanı Grafik Tasarımcı Yeşim Demir, Yapı Kredi Yayınları için özel olarak hazırladı.&lt;p&gt;

Kitapta Nazımın eşi Pirayeye gönderdiği 581 mektup bulunuyor. Kutu içinde yer alan ve tıpkıbasım olan mektupların 26sı da, Nazımın 11 Kasım 1933 - 11 Kasım 1949 tarihleri arasında eşine gönderdiği mektuplar arasından seçilerek hazırlandı.
Kitapta yer alan mektuplarda karşımıza çıkan, yalnızca hayran olduğumuz şiirlerin yazarı Nâzım Hikmet değil. Eşi, çocukları, aile ve arkadaş çevresi, yaptığı işler, öteki mahkûmlarla ilişkileri, ülkenin, dünyanın, insanların durumları üstüne düşünceleriyle bir hayatın olabilecek en geniş görünümü Çoğu, şairin eşine yazdığı aşk mektuplarından oluşan bu çalışma, büyük bir aşkın nasıl olduğunu ve ne anlama gelebildiğini gözler önüne seriyor. Kutu içinde tıpkıbasımları yapılan 26 mektubun içinde Nazımın Bursa Cezaevinden yazdığı 33.11.11 tarihli ünlü Karıma Mektup şiiri de bulunuyor. Diğer mektubunda ise Nazımın, Pirayeye ithaf ettiği büyük yapıtı Memleketimden İnsan Manzaralarını yazmaya başladığını öğreniyoruz.</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 18:23:00 +0000</pubDate><title>Sanayileşmenin Gizli Tarihi</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/sanayilesmenin-gizli-tarihi/253268</link><description>Chang, Ha-Joon&lt;br&gt;%20 indirimli 18,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253268.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Derinliği, kadar kolay anlaşılırlığı ve çarpıcı örneklerle canlılık kazanmış, içinize işleyen bu çalışma, "dünyada işleyen gerçek ekonomi" olarak adlandırılabilirdi. Sanayi devriminin kökenlerinden günümüze kadar cereyan eden ekonomik gelişme ile standart/egemen doktrinin anlattıkları arasındaki uçurum giderek büyümektedir, Chang gerçekte ne olduğunu gözler önüne sererek bu boşluğu aydınlatmaktadır. Chang'ın zekice analizleri, saltanatları hâlen süren doktrinlere dayanan ekonomik reçetelerin, özellikle gayet korumasız ve savunmasız olanlara (ülkelere/halklara) hangi amaçla ve nasıl ciddî zararlar verdiğini ve bu zararların devam edeceğini gösteriyor.</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 17:31:00 +0000</pubDate><title>Osmanlı'nın Muhteşem Projeleri : 10 Kitap</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/osmanlinin-muhtesem-projeleri-10-kitap/253319</link><description>&lt;br&gt;%20 indirimli 48,00 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253319.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Osmanlı Devleti, altı asır boyunca muazzam bir medeniyeti bütün dünyada gözler önüne sermiş, 'büyük devlet büyük düşünen devllettir' düsturunca hareket etmiştir.</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 17:21:00 +0000</pubDate><title>Güvercinci Kel Çocuk</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/guvercinci-kel-cocuk/253318</link><description>Behrengi, Samed&lt;br&gt;%20 indirimli 2,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253318.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Gelecek kuşkusuz sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle de sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Büyüklerinizin ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce sosyal mutluluk ve mutsuzluk sizin olacak. Bildiğimiz gibi hastalıkların tedavisi için önce bunun nedenini bulmak gerekir. Toplumsal rahatsızlıkları da iyileştirmek için aynı işlemi yapmak gerekir. Zorbalık, yalan, hırsızlık, inkar etme ve savaş sadece sağlıksız toplumlarda görülen rahatsızlıklardandır. Sorunların ve rahatsızlıkların kaynağını bulmak için önce bunların nedenlerini bulmalıyız ve araştırmalıyız. Kendinize sürekli sorular sormalısınız. Neden arkadaşımı hapse attılar? Neden bazıları hırsızlık yapıyor? Neden şurada burada savaş var, neden kan dökülüyor? Neden birileri hep birilerini yok sayıyor?</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 17:18:00 +0000</pubDate><title>Kar Tanesinin Serüveni</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/kar-tanesinin-seruveni/253317</link><description>Behrengi, Samed&lt;br&gt;%20 indirimli 2,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253317.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Gelecek kuşkusuz sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle de sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Büyüklerinizin ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce sosyal mutluluk ve mutsuzluk sizin olacak. Bildiğimiz gibi hastalıkların tedavisi için önce bunun nedenini bulmak gerekir. Toplumsal rahatsızlıkları da iyileştirmek için aynı işlemi yapmak gerekir. Zorbalık, yalan, hırsızlık, inkar etme ve savaş sadece sağlıksız toplumlarda görülen rahatsızlıklardandır. Sorunların ve rahatsızlıkların kaynağını bulmak için önce bunların nedenlerini bulmalıyız ve araştırmalıyız. Kendinize sürekli sorular sormalısınız. Neden arkadaşımı hapse attılar? Neden bazıları hırsızlık yapıyor? Neden şurada burada savaş var, neden kan dökülüyor? Neden birileri hep birilerini yok sayıyor?</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 17:13:00 +0000</pubDate><title>Nimetşinas - Toraman</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/nimetsinas-toraman/253315</link><description>Gürpınar, Hüseyin Rahmi&lt;br&gt;%20 indirimli 14,40 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253315.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;Nimetşinas ve Toraman, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın "aile" kavramını merkeze aldığı iki kısa roman. Şıpsevdi ve Mürebbiye gibi daha ön planda olan eserlerinde de döneminin ahlakî değerlerini kıyasıya eleştiren yazar, bu iki romanda az sayıdaki roman kahramanıyla, basit görünen ama insanlık tarihi boyunca tam bir izahı yapılamamış meselelerin üzerine gidiyor. Nimetşinasla, evlatlık olarak girdiği konakta, evin efendisinin tacizlerine maruz kalan Neriman'ın hikâyesi anlatılıyor. Neriman için Nihat Bey'in aşkı kabul edilemezdir. Çünkü kendisine evini açan iyi kalpli Talat Hanım'a bunu yapmak, nimetşinaslık (iyilikbilirlik) değil nankörlük olur. Nihat'ın aşkına karşılık vermeyi söz konusu bile etmeyen Neriman, bu noktada, cisimleşmiş bir "iffet" olarak karşımıza çıkar. Toramanda, ise genel olarak aile içindeki yasak aşk söz konusu edilse de asıl tartışma konusu, erkeğin birden fazla kadınla evlenme ehliyeti ile aralarında bariz yaş farkı olan çiftlerin evliliklerinin beraberinde getirdiği sorunlardır. Bu noktada Nimetşinas\n Neriman'ı ile Toramanın Binnaz'mm hikâyelerinin karşılaştırılarak okunması, o dönemin "kadın" algısının anlaşılmasına yardımcı olabilir. Gerek karakterleri yönüyle gerekse tema olarak birçok konuda; ama özelde "aile saadeti" ve "yasak aşk" konularında birbirini tamamlayan bu iki önemli eseri bir arada sunuyoruz.</description></item><item><pubDate>Fri, 17 Feb 2012 16:58:00 +0000</pubDate><title>Melek Ateş</title><link>http://www.pandora.com.tr/urun/melek-ates/253312</link><description>Weatherly, L. A.&lt;br&gt;%20 indirimli 21,60 TL&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;img src=http://www.pandora.com.tr/images/kapak/253312.jpg width='80' border='0' align='left' hspace='6'&gt;L.A. Weatherly'nin Melek üçlemesinin bu ikinci kitabında melekler, intikam için geri dönüyorlar.Kötülük kol geziyor, Alex ve Willow da kaçtılar. Willow'un rüyaları onları Mexico City'ye götürüyor. Sadece Willow zalim Melek Kilisesi'ni yenecek güce sahip; kilise ise onu durdurmak için bütün gücünü ortaya koyacak. Willow'un yanında Alex var, eğitimli bir melek katili ve Willow'un gerçek aşkı. Ancak hiçbir şey Willow'un yarı melek olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Alex ve Willow, Mexico City'de bir grup melek katiliyle bir araya geliyor. Alex, grubun lideri Kara'yı tanıyor ancak grup, Willow'dan ölümüne şüphe ediyor. Alex tüm ekibi melek konseyine saldırabilmeleri için ağır ve disiplinli bir eğitimden geçirdikten sonra bile. Willow kendini hiç bu kadar yalnız hissetmemişti... Seb'le tanışana dek. Seb, hayatı boyunca Willow'u aradı, çünkü tıpkı Willow gibi, o da bir yarı melek. Melek serisi aynı ismi taşıyan ilk kitabından sonra ikinci kitapla devam ediyor.</description></item></channel></rss>
