"Her kıştan sonra ilkbahar gelmeye devam ediyor" derdin, dediğin gibiymiş annem...
Sohbet kaynayan tencerelerin olduğu bir mutfakta büyüdüm ben. En güzel sofralar ve lezzetler için gümüş kaşıkların, bembeyaz takımların şart olmadığını öğrenerek...
Bir gün bir şey oldu, hayatta olmayacağını düşündüğüm bir şey...
Olduğunda ise artık yaşayamayacağımı düşündüğüm...
Annem artık yanımda yoktu...
Onsuz yaşayamayacağımı sanarken yaşadım, ev hissimin kaybolacağını düşünürken, gün geçtikçe büyüdü, güçlendi daha da köklendi...
Bir elmanın kabuğunun, bir tabağın, bir elbezinin, bir peçete deseninin
beni alıp çocukluğuma götürdüğünü fark ettiğimde bu duygunun çoğalmasına
izin verdim. Annemden aldıklarımı kızım ve diğer anneler ile paylaşmak istedim.
Çünkü dünyadaki en güzel iki histen biri anne olmak, diğeri ise kokusu olan evde yaşamak...
Tanıtım Yazısı'ndan