| Manzaradan Parçalar : Hayat Sokaklar |  | Pamuk, Orhan İletişim |
| Forum Dergisi 1954-1960 |  | Çakmak, Diren Libra |
| Klasik Mitoloji |  | Durmaz, M. Işık Mandolin |
| İstanbul'un 100 Efsanesi : İstanbul'un |  | Aslan, Ferhat İstanbul Büyükşehir Belediyesi |
| Japon Kültürü : Japonlar ve Bireycilik |  | Yamazaki, Masakazu Boğaziçi Üniversitesi |
| Turna'nın Kalbi : Yeniçeri Yoldaşlığı |  | Küçükyalçın, Erdal Boğaziçi Üniversitesi |
| Anadolu Halk Resimleri |  | Aksel, Malik Kapı |
| Kara Gök Kara Deniz |  | Celasin, İzzet Apollon |
| Sanayi Toplumu için Sanayi Yazıları |  | Tekeli, İlhan Tarih Vakfı |
| İstanbul'un 100 Romanı : İstanbul'un |  | Çoruk, Ali Şükrü İstanbul Büyükşehir Belediyesi |
|
     
|
Manzaradan Parçalar : Hayat
Pamuk, Orhan
|
|
İstanbul Hatırası
Ümit, Ahmet
|
|
Ejderha Dövmeli Kız
Larsson, Stieg
|
|
Seçme Sapan Şeyler
Şensoy, Ferhan
|
|
Ateşle Oynayan Kız
Larsson, Stieg
|
|
Haliç'te Yaşayan Simonlar
Avcı, Hanefi
|
|
Takunyalı Führer
Poyraz, Ergün
|
|
Platon Bir Gün Kolunda Bir
Cathert, Thomas
|
|
Kuruluş : Osmanlı Tarihini
İnalcık, Halil
|
|
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi
Eco, Umberto
|
|

Foucault Ve Bilginin Arkeolojisi
Bugüne ait olmayan bir dönüşümkle, tarih dokümanın karşısında yorumunu değiştirdi: tarih ilk iş olarak dokümanı yorumlamaya, onun doğruyu söyleyip söylemediğini ve gerçek değerinin ne olduğunu belirlemeye değil, onu içerden işlemeye ve özümsemeye yönelir: tarih dokümanı organize eder, parçalara ayırır; dağıtır, sıraya sokar, farklı düzeylere ayırır; serileri oluşturur, unsurları tespit eder, birlikleri tanımlar, ilişkileri betimler. Doküman ölü yapıların, hareketsiz izlerin, bağlantısız nesnelerin ve geçmişe terkedilmiş şeylerin disiplini olarak, arkeolojinin tarihe yöneldiği ve tarihsel söylemin düzeltilip ilk durumuna getirilmesi ile ancak anlam kazandığı bir zaman idi; kelimelerin üzerinde biraz oynamak suretiyle, günümüzde tarihin arkeolojiye, yapının içerden betimlenmesine yöneldiği söylenebilir. Fikirlerin, düşüncenin ve bilimlerin tarihi bilincin gelişmesiyle oluşmuş uzun seriyi, ya da aklın teleolojisini, veya insan düşüncesinin evrimini parçalara ayırdı; uzlaşma ve tamamlanma temalarını yeniden gözden geçirdi; tamlaşmanın olanaklarına kuşkuyla baktı. Böylece, aklın bu kesintisiz kronolojisinin yerine, değişmez bir biçimde, bazan kısa ömürlü, birbirinden ayrı, çoğunlukla birbirine özgü ve kazanan, gelişen, kendini bilen bir bilincin genel modeline indirgenemez bir tarih tipinini taşıyıcısı olan benzersiz bir yasaya uymayan basamakların, erişilmesi olanaksız kaynağa, onun kurucu başlangıcına geri götürüldüğü görülür.
|
Eğlenceli Okumalar

İngiltere'de Çok Satanlar

Pandora Kitap Haber Listemiz için
ilgilendiğiniz konuları seçin duyurularımız e-posta adresinize gelsin.
|