Carl Schmittin Politik Felsefesi : Modern Devletin Müdafaası - Bezci, Bünyamin

Carl Schmitt'in Politik Felsefesi : Modern Devletin Müdafaası

Bünyamin Bezci

Yayınevi: Paradigma

ISBN: 9799759821752

Türkçe | 217 Sayfa |

Tür: Siyaset Felsefesi

Carl Schmitt (1888-1985) Almanya’da Protestanlık ve Katolikliğin sınır kasabası Plettenberg’de bir Katolik ailesinin çocuğu olarak doğdu. Gymnasium’da Latincenin yarattığı heyecanla filolojiye yönelen Carl Schmitt, bu kararını değiştirerek üniversite eğitimini hukuk alanında tamamladı. Strasbourg’da Gerhard Laband’ın gözetiminde 1910’da doktorasını tamamladı; Münih ve Greifswald’daki öğretim üyeliklerinden sonra Rudolf Smend’in halefi olarak Bonn Üniversitesi’ne geçti. Kirchheimer gibi Frankfurt Okulu temsilcileri ve Leo Strauss gibi muhafazakarlar bu yıllarda öğrencisi oldu. 1928’de başkent’in cazibesi onu Berlin’e sürükledi. Almanlara özgü Genel Devlet Teorisi’nin (Allgemeinestaatslehre) en önemli düşünürlerinden olan Carl Schmitt, savaş sonrasında üniversiteden uzaklaştırıldı. 1985’e kadar süren uzun hayatını doğduğu kasabada Avrupalı düşünürler için uğranılmadan geçilmeyen adam olarak tamamladı. Carl Schmitt’in en önemli eserleri Weimar Cumhuriyeti’nin karmaşasından beslenmiştir. Cumhuriyetin politik ve anayasal zafiyetlerine karşı politik olanı “dost-düşman” karşıtlığında araması, liberal parlamentarizm eleştirisi, total devlet anlayışı, egemenlik kavramı bu yıllardaki eserlerinin temel sorununu oluşturur. Otuzlu yıllarda hükümetlere “baş danışman” olarak hizmet etti. Bu yıllardaki asıl sorunları, meşruiyet, yasallık, Reich, nomos ve Grossraum kavramlarıdır. Savaş sonrasında iki önemli eseri vardır; biri politik olanı yeniden yorumladığı “Partizan Teorisi” ve diğeri, bir cevap niteliği taşıyan “Politik Teoloji II” kitabıdır.

C. Schmitt’e göre politik olanı tekelinde tutmayı sürdürdükçe devlet olma halini koruyabilir. Yani Devlet’in idesi, politik olana sahip olmasıdır. Politik birliğin en önemli niteliği, kendi içindeki farklılıkları aşabilen bir karar gücüne sahip olmasıdır. Böylesi bir karar gücüne sahip olan Devlet’tir. Politik olan devleti önceler ve devlet tekeline mahkumdur.

Alman politik düşünce geleneği, sadece halkı değil, Devlet’i de sevmeyi gerektirir. Alman halkını millet kılan düşünürleri ve şairleridir. Fakat Cumhuriyet, bu şiirselliği somut bir düzene çevirerek halk ile kurumu birleştirmiştir. Halkı kurum formuna sokan ise, egemenliktir. Bu bağlamda Devlet, kurumlaşmış egemenliktir; fakat sadece kurumdan ibaret değildir. Devlet halkın hayat tarzının hukuka aktarılmasıyla kurumlaşır; sadece daha güçlü olduğu için değil, aynı zamanda daha yüce olduğu için de iktidar sahibidir.

İlgili Ürünler

Bu Türde Çok Satanlar

Kredi Kartına Taksit İmkanı
  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

©1996-2020 Pandora Yayın ve Kitap Hizmetleri A.Ş.

Mersis No: 0721-0430-4310-0015

Tasarım : Logo Site Tasarımı