Descartes - Copleston, Frederick

Descartes

Frederick Copleston

Yayınevi: İdea

ISBN: 9789753970303

Çevirmen : Aziz Yardımlı

Türkçe | 200 Sayfa | 11,5 x 19 cm

Tür: Felsefe Tarihi

“René Descartes 1596’da Touraine’de doğdu. 1604’de babası tarafından La Flèche kolejine gönderildi. Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları [Jesuitler] tarafından yönetiliyordu. ... Descartes geleneksel eğitimine karşı daha sonra oldukça sert bir eleştiri yöneltti ve daha bir öğrenciyken ona öğretilenlerden (matematik dışında) büyük hoşnutsuzluk duydu. ... Paris’teki yaşamın ilgisini dağıttığını gördü, ve 1628’de Hollanda’ya çekilerek 1649’a dek orada kaldı. ... Traité du monde başlıklı çalışmasının yayımlanışı Galileo’nun kınanması nedeniyle askıya alındı. ...” (Copleston'dan)

 Descartes Avrupa’nın modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir. Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır. Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan bilincin ilk eleştirisidir:

 1) Usun tüm inaklar karşısında, tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu gördüğü için;

2) Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için;

3) Gerçekliğin insan-üstü olmadığını, pozitivist ve nihilist bir öte-yan sorunu olmadığını, ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini gördüğü için;

4) Böylece her insanın bilincinin, tüm insanlığın bilincinin ussal yetenek eşitliği temelinde gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördüğü için;

5) Yürürlükteki törelliği sorgusuzca doğrulamadığı, tersine bir ideal/ussal Törellik uğruna onu da kuşku altına düşürdüğü için,

 Eğer insanın varoluşu insanın özüne yaraşır bir biçim kazanacaksa, bu biçim onun özü olan gerçeklik, güzellik ve türellik tarafından belirlenecek, değer dediğimiz şey saltık olarak insanın varoluşunun kendisi olacaktır. Eğer insana güvensizlik, onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve gerçek insan olma yeteneğine inançsızlık egemense, bu kuşkucu ve kötümser yorum, bu realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır, henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir endişe dünyasınra, henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir.

 Descartes özellikle bu kuşkuculuktan özgürleşmede, usun ideal öz-güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına, yalnızca bu en değerli ve sonsuz kaynağına korkmadan bakma gereksiniminde olduğunu anımsatır. Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil, kuşkunun kendisine yönelikti. Descartes’ı anlayan bilinç özgür bir varoluşa yeniden doğar — insana tüm güvensizliğin ortasında bile olsa. Aldanmacanın ve yanılgının bilgisizlik ile bir olduğunu, yalnızca gerçeklik bilincinin türesizliğin üstesinden gelebileceğini, yalnızca özbilinçli insanlığın özgür olacağını, kendi aptallığının varoluşundan özgürleşip gerçekten uygar ve gerçekten insan olacağını görür.

Descartes’ın çalışması Avrupa’da bilgelik sevgisini ilk kez Usa sonsuz güven ile birleştirdi. İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için usun gerçeklik yolu açıldı. Ondan sonra ancak ussal özünün bilincindeki insanlığın özgür olacağı ve bilgisizliği, türesizliği ve çirkinliği yenebileceği, ancak özgür insanın gerçekten uygar olabileceği, kendini etik, estetik ve entellektüel özünde bilebileceği ve böylece gerçekleştirebileceği düşüncesi felsefenin karakterini belirlemeye başladı. Bunun tersi, insanın değersizliği, saçmalığı, anlamsızlığı, dünyaya fırlatılmışlığı, bilgisizliğe yazgılanmışlığı görüşü nihilistik, pozitivistik, pessimistik “felsefelerin” ayırdedici karakteri oldu.

— Aziz Yardımlı

 

İlgili Ürünler

Bu Türde Çok Satanlar

Kredi Kartına Taksit İmkanı
  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

©1996-2019 Pandora Yayın ve Kitap Hizmetleri A.Ş.

Mersis No: 0721-0430-4310-0015

Tasarım : Logo Site Tasarımı