Alman İdealizmi - Copleston, Frederick

Alman İdealizmi

Frederick Copleston

Yayınevi: İdea

ISBN: 9789753970006

Çevirmen : Aziz Yardımlı

Türkçe | 200 Sayfa | 11,5 x 19,5 cm

Tür: Felsefe Tarihi

“On dokuzuncu yüzyılın erken yıllarında Alman felsefe dünyasında metafiziksel kurgunun batı felsefesinin uzun tarihinde yer almış olan en göze çarpar çiçeklenmelerinden birini buluruz. Bize bir dizgeler ardışıklığı, olgusallığa ve insan yaşam ve tarihine ilişkin özgün yorumlardan öyle bir dizi sunulur ki, sorgulanamayacak bir görkem içerisinde durur ve bugün bile kimi kafalarda en azından özel bir çekim gücü yaratabilir. ” (Copleston'dan)

 Fichte ve Schelling Alman İdealizmi olarak bilenen felsefi süreçte Kant ve Hegel arasında, Arı Usun Eleştirisi’ni üreten kuşkucu ile Arı Usun Bilimini üreten ussalcı arasında dururlar. Bu düzeye dek, çabaları Hegel’in çalışmasında noktalanan Alman idealistleri Kant’ın inanca yer açabilmek için bilgiyi bir yana atan sözde felsefesini bir yana atarlar. Kuşkuculuğun hangi markasını taşırsa taşısın tüm kötümser senaryonun tersine, Fichte’nin ve Schelling’in felsefeleri insanı onurlandırır, onun değerini doğrular, onu Kant’ın felsefesi tarafından da aklanan kuşkucu hiçlikten kurtarmayı ister. Felsefenin işi insanın nasıl bilemeyeceğini bilmek değil, ama bilmenin olanağını kavramak, kendini yalnızca bilme sevgisi olmanın ötesine, edimsel bilme olmaya doğru geliştirmektir. Tanıtlama bilgi demektir, ve felsefenin parolasıdır. Böylece felsefe tarihinde ilk kez Fichte kategorileri Kant’ın yaptığı gibi oradan buradan toparlamak yerine ussal olarak çıkarsama girişiminde bulundu. Ve Schelling, Doğaya insan bilincine sıkışmış bir görüngü olarak ve Doğanın Bilimine ancak görüngünün bilimi olarak izin verebilen Kant’ın tersine, Doğanın özsel olarak nesnel-ussal Biçim tarafından belirlenen Özdek olduğunu ve böylece Biliminin insan yeteneğinin içinde olduğunu ileri sürdü. Onlar için ‘eleştirel sorun’ yalancı bir sorundu. Gene de ne Kavramların Dizgesini çıkarsamayı, ne de Doğa Felsefesinin modelini üretmeyi başarabildiler. Felsefe Tarihinin önemini, Diyalektiğin gerçek karakterini, bilgide Yöntemin Kavramın nesnel açınımı demek olduğunu, bilginin Dizgesel yapısını kavrayamadılar. Bilginin bu gerçek koşullarının bilgisini üretme işi Hegel’e kaldı.

— Aziz Yardımlı

 

İlgili Ürünler

Bu Türde Çok Satanlar

Kredi Kartına Taksit İmkanı
  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 6 Taksit

©1996-2018 Pandora Yayın ve Kitap Hizmetleri A.Ş.

Mersis No: 0721-0430-4310-0015

Tasarım : Logo Site Tasarımı