Teoman : Söz ve Müzik - Gürtuna, Rana

Teoman : Söz ve Müzik

Rana Gürtuna

Yayınevi: Alfa

Yayın tarihi: 02/2008

ISBN: 9789752979604

Türkçe | 248 Sayfa |

Tür: Nota Kitapları

Şarkılar nasıl yazılırlar, ne derler, siz nasıl anlarsınız? Hangileri tam yüreğinizden vurur? Şarkı ne zaman şarkıya, ne zaman hayata benzer? Bazıları niye sadece şarkı, bazılarıysa yaşamın ta kendisidir?

Hüzünlü şarkılar dağlayan bıçaklardır, biraz fazla kaçarlarsa pansuman niteliklerini kaybederler. En steril ve etkili olan yöntemlerinde alkol de yardım eder ve her şeyi anlatırlar, her şeyi hatırlatırlar. Hatta siz onları sevmeseniz bile.

Sanki cevap üçmüş gibi gelir, şarkılar yön olarak kaça ayrılır diye düşündüğünüzde; "Kendine, karşıdakine, etrafa" doğru... En az yaralayanı ve en az inanılanı üçüncü şıktır ve etrafa söylenir. En fazla inanılanı ise "ikinci şık", karşıdakine olanıdır ve bir monolog olarak söyleme-dinleme ilişkisini en özel alana kurar.

Sanki yatakta ikinizsinizdir, sizin mecaliniz ve lafınız yoktur, o ise söyler, söyler. Aynı, aşk sözleri gibilerdir, siz hissetmiyorsanız duymazsınız da. Ve sizin için gerçek değillerdir, olamazlar. Şarkılar aynı sessizlikte kalır, monolog ise siz istediğinizde söylenmek üzere CD, Kaset, mp3 ya da plak formatında bekler, inanacağınız zaman çalarsınız, sanki ilk kez dinlemiş gibi olursunuz. Bazen tam doğru yere dokunur, "Hah" dersiniz, "işte tam orası, biraz daha yukarı çık, hah işte tam da orası".

"Kendine karşı" olan birinci şık ise, ikinci şık'a öykünür ve aşkın başka bir boyutuna benzer. "Ben bunları hep O'nun için yapıyorum, umarım o biliyordur, anlıyordur" durumları... Sanki yukarıdadır O ve hislerinizi, hareketlerinizi duruşunuzu, biliyor, görüyordur. İkinci tekil şahıs "Sen" e, birinci tekilde söylenir ama aslında "sen" ortada yoktur. "Sen gittin" şarkıları bunlardır. Giden miden yoktur aslında, sadece olmayan vardır ve en acıklı şıkkımız da budur. Birinci şıkkın bir alt kolu, şarkıyı "gerçek ben" e söyler. Mesela; "Bir zamanlar aşık olmuştum" Ama şimdi ismi neydi unuttum" dediğinizde lafınız kendinizedir. Eskilerden birşeyi hatırlar, tam çıkaramazsınız. Burada artık sanal bir "sen" veya "O" yoktur, şarkı "ben"e söylenir, tam bir kalp ve yarım ağızla...

Yarım ağızla dedik, çünkü şarkılar aslında hayatın metaforlarıdır ve çok da didiklemeye gelmez. Dinlersiniz, seversiniz sıkılırsanız da değiştirirsiniz. Aynı başka bir şarkının içinde söylendiği gibi;

"Başka bir şarkı söyleyelim çocuklar
Bu eskidi ve buruklaştı.
Tüm tırnaklarını görüyorum
Kırık
Tüm gemileri alev alev yanıyor.

Oraya bakın arkadaşlar
Hayatta kalan bir yolcu görünüyor.

Başka bir şarkı söyleyelim
Bu eskidi ve buruklaştı. Giriş'ten

İlgili Ürünler

Kredi Kartına Taksit İmkanı
  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 3 Taksit

  • 6 Taksit

©1996-2018 Pandora Yayın ve Kitap Hizmetleri A.Ş.

Mersis No: 0721-0430-4310-0015

Tasarım : Logo Site Tasarımı