|
|
İngilizce kitaplarda çok satanları göster
 
|
|
|
|
|
Dan Brown
Gizli geçitler, karanlık dehlizler ve soluk soluğa bir serüven....
Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion'unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını.
Batık sarayın
| 1 |
İlber Ortaylı
Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya bir yandan okurken diğer yandan da gezme imkânı bulanlar? Küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Orta Asyadan Avrupaya, Kafkaslardan Ortadoğuya
|
|
Zülfü Livaneli
Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına
|
2 |
Ümit Şensoy
Yöneticinin El Kitabı, karmaşık iş dünyasıyla başa çıkmada gerekli beceri ve yeteneklerini geliştirmek isteyen yöneticiler için önemli bir temel kaynak oluşturuyor. En iyi elemanları işe almak ve onları
|
|
Ahmet Altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, “Şehvetten sakının,” bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı
| 3 |
David Eagleman
Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kim? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin,
|
|
Dilek Neşe Açıker
Fenerbahçelilerden Fenerbahçelilere Unutulmaz Bir Kitap! “Evladıma Miras Bu Sevda”
Siz Şükrü Saraçoğlu’nda maçı izlerken zaman donuverse ve diğer Fenerbahçeliler nerede ne yapıyor görebilseniz.
|
4 |
Clare Gibson
Semboller Nasıl Okunur? yeryüzünde eski çağlardan günümüze sanatta kullanılan sembollerin zengin kavram dünyasını ayırt edip anlamayı amaçlayan pratik bir giriş kitabı. Farklı kültürlerin belli başlı
|
|
Hans Koppel
Ylva, döşeğin altını araştırıp çatalı buldu, sımsıkı tutarak adamın yüzüne saplamaya başladı. İlkinde, adam onu durdurmayı başardı ama ikincisinde çatal yanağının kıkırdağına saplandı. Ylva yatağın üzerine
| 5 |
Michel Foucault
1950’li yılların ilk yarısı Foucault için, felsefi çalışma dönemi olduğu kadar, aynı zamanda edebiyatı, psikolojiyi ve psikiyatriyi yakından inceleme fırsatı bulduğu bir dönem de olmuştur. Nitekim 1952
|
|