20,00 TL
Site Fiyatı: 14,40 TL
Geçen hafta pişirdiğini, brokolinin kalanı hüG dolapta mı duruyor? Bu hafta yaptığınız mutfak alışverişinden kalan, bozulmaya yüz tutmuş meyve ve sebzeler dolabı her aoğınızda üzgün üzgün size mi bakıyor? Yalnız değilsiniz. Yemek yaparken atık üretmeme konusunda ne kadar hassas davranırsak davranalım, çoğu zaman bunu başaramıyoruz. Marketteki ürünler belli porsiyonlarda paketlendiği için, pişireceğimiz yemeğin gerektirdiğinden daha fazla ürünle eve dönmek zorunda kalabiliyoruz. Ayrıca yemeğin ev halkı tarafından beğenilmesi ve sağlıklı olması arasında da bir denge kurmaya çalışıyoruz. Bu sürecin sonunda yenebilir durumdaki gıdaların toprakta, üreticide başlayan yolculuğu çöp kutumuzda son buluyor. David Evans pek çoğumuzun ortak problemi haline gelen atık meselesini merkeze koyduğu araştırmasının sonuçlarını, çeşitli antropolog ve sosyologların teorileriyle harmanladığı bu kitap aracılığıyla okuyucuya sunuyor. Ayrıca Evans gıdayı gıda olmaktan çıkaran, onu "atmaya hazır" hale getiren sebepleri araştırarak, onları tekrar yenebilir hale getirme ihtimalini inceliyor. "Sıfır Atık; Tüketim Kültürü ve Gıda Israfi" kitabı kapalı kapıları aralıyor, insanların evine ve hayatına müdahil olarak gıdanın fazlalık ve atık olma rotasını eleştirel bir bakışla ortaya koyuyor. Eğer siz de daha az atık oluşturmayı amaçlıyor ama nereden ve nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız, bu kitap tam size göre.
David Evans
Bristol Üniversitesi Ekonomi Fakültesi Maddi Kültür, Piyasa ve Tüketim Bölümü profesörüdür. Sheffield Üniversitesi’nin Sürdürülebilir Yiyecek İşlemleri Grubu’nun (SheFF) genel müdürlüğünü yapmış ve Manchester Üniversitesi’nde 8 yılı aşkın süre çalışmıştır. Araştırma alanları arasında pazarlamada maddi ve kültürel pratiklerin açımlamaları, ahlaki ve politik ekonomilerin koordinasyonu yer almaktadır. Aynı zamanda sürdürülebilirlik, yiyecek ve sorumluluk tüketimin sosyolojisi ve tüketim coğrafyası diğer çalışma alanları arasındadır.
55,00 TL
Site Fiyatı: 44,00 TL
İstanbul hep kendi bildiğini okumuş okumasına da,
her kuşaktan, her milletten İstanbullular kendilerince bir şekil vermeye çalışmışlar ona. Ne kadar becerebilmişler orası tartışmalı… Ama denemişler en azından. Örneğin terbiye etmek istemişler, Saygısızlıkla Savaş Derneği kurmuşlar. İstanbul terbiyeli, saygılı olmuş mu bilinmez ama Kırk Gün Gece festivalleriyle vur patlasın çal oynasın eğlenmiş.
Bugün İstanbullular akın akın sahil kasabalarına gidiyorlar ama bir zamanlar şehirde birçok plaj varmış. Üstelik yine de yetersiz bulunup gazeteler daha fazlası açılsın diye yazıp durmuş. İstanbullular sayfiyeye de pek düşkünmüş. İlla ki zamanı, mevsimi gelince Boğaz’ın köylerine, Bostancı’ya,
Fenerbahçe’ye göçerlermiş.
Mehtap âlemleri de ayrı bir keyifmiş. Sayısız kayık izlermiş hanendelerin kayıklarını Boğaz’da… Sadece Boğaz mı,
Beyoğlu da bir başka dünyaymış. Tiyatro salonları,
gece kulüpleri, kabareler… Bin bir renkli bu dünyada yok yokmuş. Bir de zenci bir Rus’umuz varmış, ilk Maksim’i de zaten o açmış. Ama İstanbul sayısız duraklarda soluklanıp yoluna devam ederken, tarihi sinema ve tiyatro salonları yıkılmış, Şan Tiyatrosu yanmış…
Bir Şehr-i İstanbul ki... adlı kitapta İstanbul’un uzun ve canlı öyküsünün en eğlenceli duraklarına uğrayıp oraların en renkli simalarıyla tanışacaksınız. Zaman zaman kıymetini bilmediklerimiz içinizi sızlatacak elbette.
Oğlak Yayınları olarak yakın tarihimizin arkeoloğu Gökhan Akçura’yla birlikte İstanbul’un neşeli hayatına çıktığımız bu yolculuğun sizi de eğlendireceğine eminiz.
198,42 TL
Site Fiyatı: 198,42 TL
85,07 TL
Site Fiyatı: 85,07 TL
Shortlisted for THE WAINWRIGHT PRIZE 2017
'The best popular account of the lives of otters written so far' Richard Shelton, Times Literary Supplement
When Simon Cooper bought an abandoned water mill that straddles a small chalkstream in southern England, little did he know that he would come to share the mill with a family of wild otters. Yet move in they did, allowing him to begin to observe them, soon immersing himself in their daily routines and movements. He developed an extraordinary close relationship with the family, which in turn gave him a unique insight into the life of these fascinating creatures.
Cooper interweaves the personal story of the female otter, Kuschta, with the natural history of the otter in the British Isles, only recently brought back from the brink of extinction through tireless conservation efforts. Following in the footsteps of Henry Williamson's classic 1920s tale Tarka the Otter, readers are taken on a journey through the calendar year, learning the most intimate detail of this most beautiful of British mammals. Cooper brings these beloved animals to life in all their wondrous complexity, revealing the previously hidden secrets of their lives in this beautifully told tale of the otter.
İkinci Hayat : Kaçmak-Kovulmak-Dönmek Üzerine Denemeler
28,50 TL
Site Fiyatı: 21,38 TL
Şehirde Kompost : Küçük Mekanlarda Yaşayanlar İçin Pratik Kompost Yapım Bilgisi
29,00 TL
Site Fiyatı: 19,72 TL
Yorma Birader : Mustafa Oğuz Anlatıyor : Türkiye’nin Neşeli Günleri
39,00 TL
Site Fiyatı: 32,76 TL
Karia Yolu : Bozburun Yarımadası : Yürüyüş ve Gezi Rehberi
42,00 TL
Site Fiyatı: 42,00 TL
Mutluluk Varsayımı : Modern Gerçekliği Kadim Bilgelikte Bulmak
42,00 TL
Site Fiyatı: 28,56 TL
Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Hayatta Doğru Seçimler İçin Öneriler
30,00 TL
Site Fiyatı: 22,20 TL
Eğitim Hayatımızda Rumlar : 1950'den Günümüze : Biyografik Portreler
42,50 TL
Site Fiyatı: 42,50 TL
3 Taksit
3 Taksit
3 Taksit
3 Taksit